KÜLTÜR TURİZMİ
Konya yöresinin gerek tarihi eserleri
gerekse arkeolojik değerleri kültür turizmi bakımından
oldukça zengin bir potansiyele sahip olduğunun göstergesidir.
Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin profiline bakıldığında
ilk üç sırayı Almanya, BDT, İngiltere alırken, Konya yöresinde
ilk üç sırayı, Japonya, ABD ve Almanya’nın alması dikkat
çekicidir. Özellikle seyahate çıkan Japonların yöreyi
ziyaret etme eğilimleri kültür turizmi çerçevesinde değerlendirilebilir.
Çatalhüyük, Glistra, İnce Minare Müzesi, Karatay Müzesi,
Mevlâna Müzesi , Nasreddin Hoca Türbesi, Selçuklu ve Osmanlı
dönemlerinden kalma birçok cami, medrese, kervansaray
kültür turizmi içinde ele alınmalıdır.
Turizm Bakanlığı tarafından kültürel mirasımızın en önemli
unsurlarından sayılan, çoğu doğaya, çevresel etkenlere
yenik düşmüş han ve kervansarayların bir koruma kullanma
dengesi içerisinde yaşatılması için “Tarihi İpek Yolunun”
tanıtılarak turizme kazandırılması amaçlanmaktadır.
1995 yılında ikincisi düzenlenen turda İpek yolu projesi
ile İstanbul’dan başlayıp Diyarbakır’a uzanan güzergahta
Konya ve Beyşehir’de yer almaktadır.
Kültür turizmi çerçevesinde değerlendirilebilir bir başka
potansiyel ise Akşehir’de bulunan Nasreddin Hoca’dır.1208
tarihinde Sivrihisar’ın Hortu köyünde doğduğu Akşehir’de
yaşadığı burada vefat ettiği sanılan ve Akşehir’de türbesi
bulunan Nasreddin Hoca bir halk filozofu ve gülmece ustasıdır.
Akşehir’de her yıl yerli ve yabancı turistlerin katılımı
ile Nasreddin Hoca şenlikleri düzenlenmektedir. Ayrıca
UNESCO 1996 yılını “Nasreddin Hoca Yılı” ilân etmiştir.
Bu çerçevede Akşehir’in “Kültür turizmine” katkıları aşağıda
özetlenmiştir.